Lazer Epilasyon

MERKEZİMİZDE LAZER EPİLASYONDA SON TEKNOLOJİ VE EN ETKİLİ CİHAZ OLAN ALEXANDRITE GENTLELASE PRO İLE TEDAVİ YAPILMAKTADIR.

Lazer Nedir ?

Lazer kelime anlamı itibariyle ‘uyarılarak yoğunlaştırılmış ışık enerjisi yayılımı’ demektir.
L: Light (ışık),
A: Amplification (yükseltme, yoğunlaştırma),
S: Sitümülated (uyarılmış),
E: Emission (yayılım),
R: Radiation.

lazer

 

Lazer Epilasyonda Çalışma Prensibi Nedir?

Epilasyon amacı ile kullanılan lazer sistemleri ‘seçici fototermoliz’ prensibi ile çalışırlar. Yani hedefledikleri dokuyu seçerler ve o dokuda bir ısınmaya sebep olarak tahribat yaparlar. Lazer ışınının seçmiş olduğu bu dokuya ‘kromofor’ adı verilir. Epilasyonda kromofor kıla rengini veren melanin pigmenti; kılcal damar ve varis tedavilerinde kanda oksijen taşıyan molekül olan hemoglobin: Cilt gençleştirme ve kırışıklık tedavilerinde (Fotorejuvenasyon ya da resurfacing) ise kromofor cildin destek dokusu olan kollojende bulunan su molekülleridir. İşte çeşitli farklı tipteki lazerler tedavide hedeflenen dokulardaki bu kromoforlara has, farklı dalga boylarında ışık üretirler. Ve böylece sadece hedeflenen dokuda değişiklik ya da tahribat yaparlarken çevre dokularda herhangi bir değişime sebep olmazlar. Ayrıca lazerlerin, bunu yaparken zararlı olabilecek ışınları süzen birçok filtre içermelerinden dolayı kanserojen etkileri yoktur.

Epilasyonda Kullanılan Lazer Tipleri Nelerdir?

Alexandrite (755 nm), Diod (810 nm), Ruby (694 nm) ve esmer tenlerde de kullanılabilen uzun atış süreli Nd-Yag (1064 nm) lazerler epilasyon amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadırlar. Bunlar içinde de epilasyon amacı ile daha sıklıkla alexandrite lazerler tercih edilmektedir. Doğru kıl tipinde yüksek başarı oranının yanında yanlış kıl tipinde (ince ayva tüyüne yakın siyah tüyler gibi) özellikle yüz bölgesinde aktivasyona yani kıllanmada artışa sebep olabilmektedirler. Lazer epilasyonda başarıda temel prensipler doğru kıl tipi ve doğru enerji değerinin seçilebilmesidir. Kendinden soğutma sistemine sahip olan tipteki lazerler (örneğin alexandrite gibi) hem daha hızlı hem de daha güvenli tedavi imkanı sağlarken; uygulayıcı ve hastalar açısından da daha konforlu olmaktadırlar. Bu yüzden genellikle alexandrite lazerler tercih edilmektedir.

Lazer epilasyonda tedavinin etkili olduğunu gösteren en önemli belirti ‘perifolliküler ödem’ adını verdiğimiz kıl çevresinde tedavi atışından hemen sonra görülen şişmedir. Şişme ile beraber bir miktarda kızarıklık oluşur. Bu şişme ve kızarıklık yaklaşık 3-4 saat içinde azalır. 24 saat içinde de tamamen kaybolur. Eğer perifolliküler ödem oluşmuyorsa tedavi etkinliği düşük demektir. Perifolliküler ödem kalın ve sert kıllarda daha bariz ortaya çıkar. İnce ve zayıf kıllarda tenin hassasiyetine de bağlı olarak genellikle daha hafif görülür.

Tedavi Ağrılı Mıdır?

Tedavi esnasında duyulan acı büyük oranda kişilerin ağrıya olan genel hassasiyeti ile alakalı olmakla beraber genelleme yapacak olursak kılların yoğun ve sert olduğu bölgelerin tedavisi daha ağrılı olmakla beraber genelde anesteziyi gerektirmeyecek oranda hafiftir.
Kimi bünyeler bundan çok az etkilenirken ağrı eşiği düşük olan hassas yapıdaki kişiler daha çok acı duyabilmektedir. Tüm sırt ve tüm bacak gibi geniş bölgelerde tedavi süresinin uzunluğuna bağlı olarak hassasiyet artabilmekle beraber tedaviyi engelleyecek düzeyde olmamaktadır.

Tedavi Öncesi

Tedavi öncesinde tedavi edilecek olan bölgedeki kılların en az 1 ile 2 ay öncesinden itibaren kökü ile alınmamış olması gerekmektedir. Örneğin; ağda, cımbız ve iğneli epilasyon gibi… Bu yöntemlerden herhangi biri şayet uygulanmış ise kılların tekrar çıkmasını beklemek gerekmektedir. Bu yöntemlerden herhangi biri lazer epilasyon seans aralarında da uygulanmamalıdır. Uygulanmış ise beklenmelidir. Tüylerin dışarıda kalan kısımları jilet veya makine ile kısaltılabilir.
Yine tedavi öncesinde ve sonrasında bronzlaşmaktan kaçınılmalı ve yüksek faktörlü bir koruyucu kullanılmalıdır.

Tedavi Sonrası

Genellikle özel bir önlem almak gerekmemektedir. Tedavi sonrası şayet alexandrite tipi lazer kullanılıyorsa kılın dışarıda bulunan kısmı tamamen yanmaktadır. Görünürde kıl kalmamakla beraber follikülün içinde kalan kısmın düşmesi için genelde 20 gün gerekmektedir. Bazı kıllar ise tedavi akşamı dahi düşebilmektedir.
Genel bir kural olarak lazer epilasyonlarda tedavi öncesi ve sonrasında tedavi bölgesinin güneşten korunması ve bronzlaşmaktan kaçınılması gerekmektedir.

Lazer Epilasyonda Önem Arz Eden Hususlar Nedir?

  • Lazer epilasyonlarda lazer ışınının hedefi kıla rengini veren melanin pigmentidir. Dolayısı ile yoğun melanin pigmenti içeren koyu renkli kıllar daha fazla ışını absorbe edeceğinden bu tip kıl köklerinde tedavi esnasında termal hasar (ısı hasarı) oluşarak kalıcı tahribat meydana gelmektedir, yani kıl kökü ile beraber yanmaktadır. Koyu cilt rengine sahip şahıslarda kılların yanı sıra ciltde yoğun melanin pigmenti içerdiğinden lazer ışınına hedef olabilmekte ve aşırı ısınarak (koyu renklerin güneşte daha fazla ısınması gibi) hasara (yanık) uğrayabilmektedir. Bu yüzden koyu cilt rengine sahip bireylerin tedavisinde yanıklara sebep olmamak için düşük enerji değerleri ile çalışmak gerekmektedir. Bu aynı zamanda kıl köklerinin de daha az enerji absorbe etmesi ve tedavi etkinliğinin düşmesine sebep olmaktadır. Dolayısı ile koyu cilt rengine sahip bireylerin (Fitzpatrick cilt tipi IV ve V) IPL ya da lazer epilasyon ile tedavi etkinliği açık tenli şahıslara oranla daha düşük olup, etkili bir tedavi için daha fazla sayıda seansa ihtiyacı olabilmektedir.
  • Açık tenli kişilerde ise melanin pigmenti az olduğundan cilt çok az ışını absorbe edip çok az ısınırken, yoğun pigment içeren kıllar ise aynı enerji değerinde cilde oranla çok daha fazla ışını absorbe ederek yanarlar ve tedavi etkinliği artar. Dolayısı ile yüksek enerji değerleri ile çalışılabildiğinden IPL ve lazer epilasyonda en iyi sonuçlar açık tenli (Fitzpatrick cilt tipi I ve II) ve koyu kıl rengine sahip kişilerde alınabilmektedir. Cilt tipi tayininiz ve tedavi etkinliğinizi öğrenmeniz açısından bu konuda mutlaka doktorunuzdan danışmanlık alınız.
  • İşte bütün bu özellikler göz önüne alınarak lazer tedavilerinde etkinliği artırmak, uygulamayı kolaylaştırmak ve yan etki insidansını en aza indirgemek için insan cilt tipleri Fitzpatrick sınıflamasına göre altı farklı kısıma ayrılmış olup tedavide kullanılan enerji değerleri için bu sınıflama dikkate alınmaktadır.

Fitzpatrick Cilt Tipleri

    • Tip I    : Beyaz beyaz; her zaman yanar, hiçbir zaman bronzlaşma.
    • Tip II   : Beyaz; genellikle yanar, zor bronzlaşır.
    • Tip III : Beyaz; bazen yanar, orta derecede bronzlaşır.
    • Tip IV : Orta kahve; nadiren yanar, kolaylıkla bronzlaşır.
    • Tip V   : Koyu kahve; çok nadiren yanar, çok kolay bronzlaşır.
    • Tip VI : Siyah; yanmaz, kolay bronzlaşır.
  • Unutmayınız ki lazer epilasyonda tedavi etkinliği tüm bu saydığımız cilt tipi ve kıl rengi özelliklerinin yanı sıra kişinin genetik ve hormonal yapısı, ek bir hastalığının olup olmaması ve tedavi yapılacak olan bölge (yüz, koltuk altı, bacak vs. gibi) gibi birçok faktöre bağlı olarak değişebildiğinden seans sayısını kestirmek diğer tüm epilasyon metodlarında olduğu gibi lazer epilasyonda da mümkün olamamaktadır. Yaklaşık olarak 5-8 seans yeterli olmakla beraber, 2 seans kadar kısa (bacak ya da koltuk altı bölgesi gibi) ya da 10 seans kadar uzun (yüz bölgesi gibi) da olabilmektedir.
  • Anormal kıllanmaya sebep olabilen herhangi bir hormonal rahatsızlığınız varsa ya da buna sebep olabilen bir ilaç kullanıyor iseniz tedaviniz zor ve seans sayınız normal bireylere oranla daha fazla olacaktır. Eğer bu tür, özellikle de sonradan ortaya çıkan ve ailevi fiziksel özelliklerinize ters, şüpheli bir anormal kıllanmanız varsa fotoepilasyon öncesinde bir dermatoloğa başvurarak hormon analizlerinizi yaptırmanız yararlı olacaktır.
  • Lazer epilasyonlarda seans aralıkları kıl büyüme döngüsü ile alakalıdır. Çünkü fotoepilasyon ancak büyüme fazında (anagen faz) olan kıllara etkili esindeki tüm kökler büyüme fazını geçirene dek epilasyona bu büyüme fazları dikkate alınarak aralıklarla devam edilmelidir. Aktif fazlar bölgelere göre de değiştiğinden seans aralıkları da bölgesine göre uzamakta ya da kısalabilmektedir. (Örneğin; yüz bölgesi 3-4 hafta, bikini ve koltuk altı 4-6 hafta, bacak 6-8 hafta.) Pratik olarak söylemek gerekirse ikinci bir seansa gelmek için epilasyon yapılan alanda kılların tekrar büyümeye ve artmaya başlaması gerekmektedir. Tedavi süresince her seansda kıllarda gözle görünür bir azalma olacaktır.
  • Unutulmaması gereken bir diğer nokta da lazer yöntemi ile epilasyonun ancak koyu renkli kıllarda başarı sağlayabildiği; açık sarı renkli ince (ayva tüyü gibi) tüylerde etkili olamayacağıdır. Bu tip kıllar için sir ağda ya da iğneli epilasyon gibi yöntemler denenebilir.
  • Bir kılın epilasyon sonrası tekrar çıkmaması için sadece kıl gövdesinin yanması yetmez. Kalıcı bir epilasyon için kılın yanmadan ısınarak kökü ile beraber tahrip olması gerekmektedir. İşte lazer ışığı bunu yapmaktadır. Bu noktada hatırlanması gereken bir diğer husus da tedavi etkinliğinin artması açısından uzun kılların absorbe edeceği enerjinin çoğunun kıldan ziyade köküne aktarılabilmesi için tedaviden hemen önce uygulayıcı tarafından kısaltılmasının gerekliliğidir. Çünkü kalıcı bir epilasyonda amaç kılı değil, kökünü yakmaktır.