PRP-Biomezoterapi

prp-ek-1>
prp-ek-2

Mezoterapi

Mezoterapi kökeni çok eski yıllara dayanan bir tedavi yöntemidir. İlk defa 1950’de, Fransa’da Mr. Pistor tarafından tarif edilmiştir.

Mezoterapi esasınsa bir alternatif tıp yöntemi olup konvansiyonel tıp kavramı içinde yer almaz. Tıp eğitimi esnasında mezoterapi kavramı hemen hemen hiç geçmemektedir. Fakat buna rağmen mezoterapide yapılan şey basit anlamda deri altına ilaç ya da vitamin enjeksiyonu olduğundan tüm tıp eğitimi almış doktorların aslında her gün yapmakta olduğu bir uygulamadır. Tek farkı, verilecek olan ilaç ya da ilaçların karışım oranları, nereye ve hangi cilt katmanına ne derinlikte ve ne oranda verildiği ile enjeksiyon tekniklerindeki farklılıklar ile bu konudaki tecrübelerdir.
Mezoterapi günümüzde genellikle geleneksel tıbbın çözüm olamadığı hastalık ya da sorunların tedavisinde kullanılmaktadır. Geleneksel tıpta öncelikle tedavi edilecek olan hastalığın tanısı konmalı ve ona yönelik olarak tedavi başlanmalıdır. Tanısı konulamayan durumlarda, yani hastanın şikayetlerini açıklayacak herhangi bir bozukluk saptanamayan durumlarda konservatif tedavinin yanındaki diğer bir seçenekte mezoterapi olmaktadır.

Mezoterapik tedavilerde de ilk aşama tanı aşamasıdır. Öncelikle şikayet sebebi olabilecek tüm hastalıklar araştırılmalıdır. Altta yatan herhangi bir hastalık var ise öncelikle o hastalığa yönelik tedaviler başlanmalı ve mezoterapi gerekirse asıl tedavi ile kombine edilmelidir. Yani hastalığın ya da sorunun bilinen mevcut bir tıbbi tedavisi varsa öncelikle o tercih edilmeli, eğer tıbbi tedavi başarısız olur ise ya da hastalığın bilinen bir tedavisi yok ise mezoterapi tercih edilmelidir. Mezoterapi tıbbi tedavi ile beraber yardımcı tedavi olarak da kullanılabilir.
Mezoterpi bugün en çok kozmetik tıbta selülit, bölgesel zayıflama, saç dökülmesi ve cilt yenileme amacı ile kullanılmaktadır.

Erkeklerdeki saç dökülmelerinin sebebi % 98 oranında androgenetik alopesi dediğimiz kalıtımsal saç dökülmeleridir. Bu tip saç dökülmesinde tedavi 5 alfa redüktaz inhibitörü olan ‘Finasterid’in uzun süreli kullanımı olup mezoterapi yararsızdır. Erkeklerde % 2 oranında diğer hastalıklar seyrinde örneğin kanser kemoterapisi, ateşli hastalıklar, tiroid hastalıkları ve otoümmin hastalıklar gibi hem bayan hem de erkeklerde saç dökülmesi yapabilen hastalıklar seyrinde ortaya çıkar. Erkeklerde eğer altta yatan bu tip bir hastalık mevcut ise ona yönelik tedavi yapılmalıdır.

Bayanlardaki saç dökülmeleri birçok sebebe bağlı olabilir. Demir eksikliği anemisi, çinko eksikliği, tiroid hastalıkları, gebelik, ateşli hastalıklar, polikistik over sendromu, menapoz, stres, otoümmin hastalıklar bunlar arasında sayılabilir. Mezoterapi yapmaya karar vermeden önce bir bayanda mutlaka ve mutlaka ultrason ve kan tahlili istenerek bu hastalıkların araştırılması yapılmalıdır. Eğer herhangi bir hastalık çıkmaz ise mezoterapi yapılabilir. Ya da asıl hastalığın tedavisi ile beraber mezoterapi de yapılabilir.

Saçlı deri mezoterapisinde normal saç gelişimi için gerekli olan vitamin, mineral, eser element, aminoasit, enzim ve koenzimleri içeren, damar genişlemesi yaparak kan dolaşımını artıran ilaçlar tek başına ya da beraber olarak kullanılır. Amaç saç köklerinin beslenmesini ve dolaşımını artırmak saçlardaki yıkım olayını yavaşlatmaktır. Bu ilaçları içeren hazır karışımlar mevcut olduğu gibi ihtiyaca yönelik olarak değişik kokteyllerde hazırlanabilir. Toplam miktar 5 ila 10 cl kadardır. Bu karışım cilt altına (Dermis tabakasına) 4 ile 6 mm’lik, 30 Gauge ince bir iğne yardımı ile yarımşar cm aralar ile her bir noktaya çok az olacak şekilde (00,2 cl) verilir. Saçlı deri için yaklaşık olarak 50 iea 150 enjeksiyon yapılır. Ya da napaj tekniği kulanılarak çok çok yüzeyel olarak mikroenjeksiyonlar yapılabilir. Ağrılı bir tedavi olup herkes tarafından tolere edilemeyebilir. Mezoterapi esnasında olsun ya da başka herhangi bir ilacın yada vitaminin cilt içine, kas içine yada damar içine verilmesi esnasında olsun verilen madde ya da maddelerden herhangi birine karşı alerjik reaksiyon ve anaflaktik şok gelişme riski vardır. Milyonda bir gibi çok küçük bir olasılık bile olsa basit bir diş çekimi ya da dikiş atmak için yapılan lokal anestezik maddeye karşı da allerjik reaksiyon gelişebilir. Bu mezoterapide oluşabilecek alerjik reaksiyondan farklı değildir. Penisilin alerjisi olan bir kişiye test amacı ile yapılan çok küçük miktar penisilin bile alerjik reaksiyona sebep olabilir. Kimin hangi maddeye alerjik reaksiyonu olduğunu önceden kestirmek mümkün değildir. Fakat bilinen bir alerji hikayesi ya da alerjisi olunan bir madde ya da ilaç varsa bu tedavi öncesi doktor ile paylaşılmalıdır. Cilt altına ve çok az miktar enjeksiyon yapıldığından (Tıpkı test yapar gibi) mezoterapilerde, damar ya da kas içine yapılan direk enjeksiyonlara oranla alerjik reaksiyon gelişme riski çok daha düşüktür. Fakat buna rağmen yok denilemez.

Saç mezoterapisinde iki farklı karışım kullanılabilmektedir.

  • İlk karışım aşağıdaki etken maddelerden oluşmaktadır:
    HairCare = ‘Niacinamide + calcium pantothenate + pyridoxine + biotin + folic asit + cyanocobalamin + arginin + cystein + glutamine + glycin + ornithine + zincgluconat + sodium hydroxide’ + LİDOKAİN
  • Diğer karışım ise birkaç farklı ilaçtan oluşmakta olup içeriği aşağıdaki gibidir:
    ‘Minoxidil + biotin + dexpantenol + pentoksifilin + procain’

Tıptaki tüm diğer tedavilerde olduğu gibi mezoterapi de kesin sonuç veren bir tedavi değildir. Sonuçlar kişiden kişiye, problemden probleme değişiklik gösterebilir. Tedavi sonucunu etkileyen en önemli faktörlerden biri de yaş faktörüdür. İleri yaş bayanlarda özellikle menapoz sonrası tedavi başarısı düşüktür. Gençlerde ise başarı şansı yüksektir. Kökeni çok eskiye dayanan saç dökülmelerinin tedavisi yine güç olabilir. Yeni saç çıkması olabileceği gibi mezoterapi sonrası mevcut saçlarda sadece kalınlaşma olması da bir başarıdır. Genetik olarak saçları seyrek yani santimetrekareye düşen saç kökü sayısı az olan bir kişide hiçbir tedavi yöntemi ile saç sayısını artırmak mümkün değildir. Böyle bir kişide saçlar incelmiş ise mezoterapi ile saçların kalınlaşması sağlanabilir. Fakat saç sayısı artırılamaz. Eğer kişinin saçları genetik olarak ince telli ise yine mezoterapi ile bu saçlar kalınlaşmazlar. Belki sadece daha canlı görülmesi sağlanabilir. Saç kaybı olmadan sadece saç tellerinde zayıflama bile açıklık oluşmasına sebep olabileceğinden genellikle mezoterapi sonrası % 70 oranında iyi sonuçlar almak mümkün olabilmektedir. Başarısızlık şansı % 30’lar civarındadır.